saba tümer'de kısa bir süre önce kocası tarafından aldatılma hikayesini yazan ayşe aral ve aşk doktoru mehmet coşkundeniz aldatılma üzerine konuşuyor. dikkatimi çeken bikaç şey oldu. ancak birçoğunun benzerlerinin artık heryerde konuşulması nedeniyle ben sadece iki tanesinden bahsedeceğim.
şöyle buyurdu mehmet bey:
1) evli kadın başkasına aşık olduğunda ve aldattığında gözü birşey görmez ve eşinden bu yüzden boşanmaya erkeklere nazaran daha fazla cesaretlidir. ancak kadın kocasından boşandığında aşık olduğu erkek tarafından kabul görme oranı aynı durumun tam tersindeki oranından çok çok çok daha düşüktür. erkek, kocasını da aldattı beni de aldatır mı korkusu yaşar çünkü. ancak kadın karısından ayrılan erkeğin aynı şekilde kendisini aldatabileceğini düşünmez. çünkü erkekler bir ilişkiye başladığında aldatılacakları düşüncesi aklına gelmezken, kadınlar aslında ilişkiye başlarken tüm bu olasılıkları hesaplayıp, sonrasında dert yanacağı insanı bile böyle bir olay söz konusu değilken belirler.
ne kadar çelişkili değil mi?? aslında denmek istenen erkek bile bile lades demez, aldatan kadının potansiyelinden korkar; aldatıp aldatmadığıyla alakalı bir bilgisi olmadığı kadınlarla ise ilişkiye girmek daha rahattır, daha sağlamcıdır erkekler. kadın ise zaten her erkekte bu potansiyeli gördüğü için, her an buna hazırlıklı olarak başlar ilişkiye. erkek gerçekten aldatsa da aldatmasa da kadının gözünde hep aldatmıştır, kadın tam anlamıyla güvenmez hiç bir zaman, hep kuşkucudur.
bu kısmı tuttum işte!! kadınlar fiziksel olmayan aldatmayı bile kabullenemezken bi erkek ille de seks yaptığı zaman hatta bu seks birden çok tekrarlandığında bunu aldatma olarak kabul ediyor. şimdi ne demeye güveneceğiz erkeklere.. güvenmeyin nan akıl var mantık var.
şöyle buyudu ayşe hanım:
2)kendisi seneler önce kocasıyla beraber bir film izliyormuş. filmin konusu aldatan bir erkek ve bu erkeğin karısını aldattıktan sonra yaşadığı pişmanlıklar efendime söliim karşısına onu karısından fazla zorlayan çirkef, aldatan kadınların çıkması gibi durumlar. hani ettiğini fazlasıyla bulmuş misali. ayşe hanım da kocasına böle bi bedduada bulunmuş: inşallah beni aldatırsan karşına o kadın gibi bi kadın çıkar! beddua tutmuş da ucu kime dokunmuş??
sölemeyeyim diyorum ama dayanamıyorum da belki ayşe hanım'a mail falan da atarım bunu. benim 3-4 sene öncesinden kendi icat ettiğim bir bedduam var. işe yaradığını/yarayacağını da düşünmekten öte tüm kalbimle inanıyorum. bu satırları yazarken tüm ar duygumu bir kenara atıp başlıyorum anlatmaya.
ÇÜKÜ KOPSUN BÜYÜSÜ
bu büyüyü ,büyü değil tabi de hani ismi bu, şöyle açıklayacağım: sol işaret parmağımı, sağ elimin işaret ve orta parmağımı makas niyetiyle kullanarak hafifçe sıkarak (hadım gibi sünnet gibi bir işlemin canladırması eşliğinde) 3 kere çükü kopsun 3 kere çükü düşsün dedikten sonra bildiğim bilumum cinsel fonksiyon bozuklukları ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların o erkeklere bulaşması için dua ediyorum. tarif etmeye çalıştığım harekette kafanızda nasıl bir şey canlandı kimbilir.. neyse işte erken boşalma, geç boşalma, iktidarsızlık, bel soğukluğu artık daha burda sayamadığım nice felaketleri o kişilere atfediyorum.
yanlış anlaşılmasın bunu öle her önüme gelene yapmam. hani kendim diye söylemeyeyim ama çok sabırlı bi insanımdır. sadece bu sabrı bile taşırabilen (erkek) insanlara karşı bunu yapmaktan çekinmiyorum. günün birinde de mutlaka başlarına gelecek iş var diye inanıyorum hatta biliyorum.. OHH BEEE:D...biraz klişe olacak ama aklı fikri eli pamuklu donlarının içindeki şeyinde olan erkekler için cinsellik en önemli şey diye düşünüyorum. bu yüzden de iddia ediyorum ki benim bedduam çok daha faideli bi beddua ayşe hanım'ınkinden. ayrıca kadınlar üzerinde işe yarayacak değişik bir formatının olması, cinselliğin kadınların aldatma listesinde daha alt sıralarda yer alması nedeniyle imkansız gözüküyor.
bu yazıyı sonuna kadar okuyabilmeye kalbi, beyni ve mantığı izin veren eyy şanslı insanlar! size mucizevi formülü verdim. tarifi benden kullanması sizden. güle güle kullanın..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder