tüm yazdıklarımı okudum da acı gerçeği gördüm: ilkokul,ortaokul yıllarında yazdığım utanç kaynağı günlüğümden pek de farklı olmamış buradakiler.. hayır aslında buraya havalı gibi anlamlı gibi hatta ara ara felsefik gibi şeyler de yazmak istiyorum ama olmuyor sevgili okuyucular(an itibariyle beni takip eden kişi sayısı: 0)hep bi yüzeysellik, bi çocuksuluk var yazdıklarımda. öte yandan kendi kendime havalı gibi anlamlı gibi konuşmalar yapıyorum ama sadece kendime(!) henüz umuma açık yerlerde böyle laflar etmiyorum, ekseriyetle(selam, ben eski türkçe kelimeler kullanabiliyorum, ukala gibi, münasebetsiz gibi) bundan kaçınıyorum. yoksa yapamadığımdan değil..
bu gece birkez daha yazarsam başlığı nihat doğan'ın ünlü bir aforizması olsun:"nihat doğan sakal gibidir, kestikçe daha gür çıkar." ya da "sinan özen burun kılı gibidir uzaktan belli olmaz" ÖFFF içimdeki yazma hevesine lanet ettim. amma da biriktirmişim içimde böle saçmalıkları. adeta küstah gibiyim daha fazla rezillik çıkmadan ben kaççaaraa.byes mucks kib öptm baybay nbr slm s.a. sçs (bkz:tırta bağlamak)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder